Kurumsal Bilgiler
- Proje durumu
- Devam Ediyor
- Proje türü
- -Tübitak 1002
- Kapsam
- ULUSAL
- Kurum
- Belirtilmemiş
- Projedeki konum
- Belirtilmemiş
- Bütçe
- 99.985,00 TÜRK LİRASI
- Başlangıç
- 05.03.2026
- Bitiş
- Belirtilmemiş
Dünya Sağlık Örgütü, dünya genelinde her 8 kişiden 1’inin psikiyatrik hastalıklar ile mücadele ettiğini bildirmektedir. Depresyon, dünya genelinde en sık karşılaşılan psikiyatrik hastalıklar arasında yer almakta olup, tedavisinde yaygın olarak seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI) sınıfı ilaçlara başvurulmaktadır. Paroksetin, depresyon tedavisinde sıklıkla kullanılan SSRI sınıfı bir ilaçtır. Bu projede, Paroksetin etkili cinsel disfonksiyon modelinde doğal bir arı ürünü olan Apilarnil’in erkek üreme sisteminde meydana gelen olumsuz değişiklikleri azaltma veya önleme potansiyeli çok yönlü incelenerek değerlendirilecektir. Sekiz haftalık çalışmada, sıçanlar dört gruba ayrılacaktır: kontrol (n=7), Paroksetin (n=8), Apilarnil (n=7) ve Paroksetin+Apilarnil (n=8). Paroksetin 25 mg/kg/gün dozda ve Apilarnil 600 mg/kg/gün dozda oral gavajla uygulanacaktır. Çalışma sonunda, sperm yoğunluğu, motilitesi ve morfolojisi kapsamlı bir şekilde değerlendirilecektir. Sperm DNA hasarı; Acridine Orange (AO) boyası kullanılarak hazırlanan örneklerin, floresan mikroskop altında değerlendirilmesiyle incelenecektir. Testosteron, toplam antioksidan kapasite (TAS) ve toplam oksidatif stres (TOS) seviyeleri ise ELISA yöntemiyle ölçülecektir. Ayrıca testis dokusunda meydana gelebilecek değişiklikler, histopatolojik ve immunohistokimyasal yöntemlerle belirlenecektir. Paroksetin etkili cinsel disfonksiyon modeli oluşturularak Apilarnil’in üreme sisteminde meydana gelen olumsuz değişiklikleri azaltma veya önleme potansiyelini değerlendirmek amacıyla yapılması öngörülen bu araştırmadan elde edilen veriler, istatistiksel yöntemlerle analiz edilecektir. Bu çalışmanın, Paroksetin etkili cinsel disfonksiyon modelinde meydana gelen dokusal ve hücresel hasarların geleneksel arı ürünlerinden biri olan Apilarnil ile hafifletilebilmesi ve etkinliğinin ortaya koyulabilmesi açısından bilimsel literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.